Bilişim Teknolojileri Dergisi Telekom Türkiye

“Bulut bilişim, yüzde 80’lik bir yatırım tasarrufu sağlıyor”

Sadi Abalı, Genel Müdür

“Hassas verileri tutan depolama cihazının kaybolması veya bir verinin kurtarılamaması milyarca dolarlık bir kayıp demektir.”

MetroCity’de bulunan veri merkezimiz, bin kırk metrekare beyaz alan olmak üzere toplamda 2 bin 760 metrekare büyüklüğüne sahip. Üç bin beş yüzü aşkın müşterimize hem TIER II, hem de TIER III standartlarında hizmet sunabilen tek veri merkeziyiz.

Müşterilerimize, sunucu barındırma (Colocation), sunucu (dedicated server) ve donanım kiralama, bulut sunucu servisi (Cloud services), yönetilen hizmetler (Managed services), içerik dağıtım ağı (CDN), paylaşımlı web hosting, alan adı, SSL ve lisans kiralama hizmetleri sunuyoruz. İhtiyaç duyulan özelliklere ve TIER II – TIER III standartlarına göre bağımsız veri merkezi odası, paylaşımlı ve paylaşımsız seçenekleriyle kabin ve kafes de kiralayabilme imkânı sağlıyoruz.

Hassas verilerin barındırıldığı değerli bir depolama cihazının ortadan kaybolması ya da yedeklenmemiş bir verinin kurtarılamaması gibi sorunlar, dünya çapında milyarlarca dolarlık kayba neden oluyor. Verinin, gelişmiş fiziksel ve dijital güvenlik önlemlerinin alındığı bir ortamda tutulması, geri dönüşü olmayan kayıpların önüne geçiyor. Ayrıca güncellenmemiş yazılımlar nedeniyle ortaya çıkan açıklar ve bu açıklar için katlanılan operasyonel maliyetler, işletmelerin karşılayamayacağı yükler getirebiliyor. Modern bir veri merkezinde sağlanan otomatik güncellemeler ise hem riskleri hem de beklenmedik maliyetleri en düşük seviyeye çekiyor.

VERİYE ERİŞİMİ HIZLANDIRIP GÜVENLİK SAĞLIYORUZ

Çok sayıda kritik uygulamaların barındırıldığı binlerce şirkete hizmet verilen bir ortamda doğru personel sayısıyla ve çok iyi tasarlanmış süreçlerle işletim çok önemlidir. Altyapı bileşenlerinde de en ileri teknolojiyi seçmek ve bunları hizmet sürekliliğini sağlayacak şekilde bir araya getirmek zorundasınız. Her geçen gün çok büyük bir hızla artan veri miktarı ve depolama ihtiyacı nedeniyle veri merkezlerine olan talep de artıyor. Kapasite gereksinimiyle doğru orantılı olarak artış gösteren veri merkezlerinde çalışan sunucu sayısı ise tasarrufu ve enerji kaynaklarının titiz kullanımını ön plana çıkarıyor.

Güvenlik stratejileri açısından büyük veri ortamının sınırlarını korumak ve geleneksel yöntemlerle erişimi kontrol etmek oldukça zor. Hassas verilerin tüm yaşam döngüsü, özellikle büyük veri alanlarında korunması ve veri odaklı erişim tanımlarının yapılması gerekiyor. Radore olarak tam yedekli bir internet ve enerji altyapısı ve son teknoloji güvenlik sistemleriyle kesintisiz erişim sunarak bu anlamda şirketlerin üzerindeki yükünü azaltıyoruz. Aynı zamanda veriye ulaşımı hızlandırarak güvenliği sağlıyoruz. Yedekli güç ve yedekli internet erişimimiz ile kesinti yaşanma riski yok denecek kadar az. Yüzde 99,99 uptime garantisi sunuyoruz. Böylelikle şirketleri gelecekteki sürece karşı da hazırlamış oluyoruz.

İster küçük isterse de büyük işletmeler için web sitelerini, web uygulamalarını ya da e-posta sunucularını barındırmak konusunda birçok seçenek bulunuyor. En yaygın yöntemlerin başında ise paylaşımlı, ortak sunucuda birden fazla web sitesinin barındırılması yer alıyor. Birçok işletmenin çok daha fazla performans ve kesintisizliğe ihtiyaç duyduğu günümüzde ise fiziksel sunucu kiralama (dedicated server) modeli öne çıkıyor.

Fiziksel sunucu kiralama, işletmelere ihtiyaçları kapsamında istedikleri kadar işlemci gücü, RAM ve depolama alanı sunularak, toplam satın alma maliyetine katlanmadan en son teknolojilere erişebilmelerini sağlıyor. Bu sebeple biz de özellikle yüksek performans ihtiyacı duyan işletmelere fiziksel sunucu kiralamalarını öneriyoruz. Fiziksel sunucu kiralamanın beş temel faydasının başında ise; paylaşımsız sunucu kaynakları, yüksek performans ve güvenlik, esneklik, kendine has IP adresi ve satın alma ya da bakım maliyeti olmaması geliyor.

EN BÜYÜK ENDİŞE KAYNAĞI: VERİ KAYBI

Bilgisayarımızdaki verilerin kaybolması ve güvenliği sadece bireysel olarak yaşadığımız bir endişe değil. Özellikle şirketlerin BT liderleri için veri kaybı hiç istemedikleri ve en çok dikkat ettikleri konuların başında geliyor. CIO’ların karşı karşıya kalmak istemedikleri durumlara bakıldığında; veri kaybı, uygulama sorunları ve siber saldırlar ilk sıralarda geliyor.

Şirketler veri yönetimi için ister kendi veri merkezlerini kuruyor isterlerse de Radore gibi büyük veri merkezlerinden hizmet alıyor. Veri kaybını önlemek ve güvenliğini sağlamak için şirketlerdeki teknoloji yöneticileri bu alanlara özel büyük yatırımlar yapıyor.

Şirketlerin bazıları ise büyük veri ve bulut verilerin giderek çoğalması ile daha kapsamlı hizmetlerin gereğine inanıyor. 2020 yılında oluşacak veri miktarının, 2009’un 44 katı olması bekleniyor. Dünyada oluşan verinin yüzde 90’ının son iki yılda oluştuğunu da düşünürsek, CIO’ların bu endişesinde ve yatırım kararlarında çok haklı olduklarını görebiliriz. Geçmişle kıyasladığımızda, veri merkezlerinin çok iyi bir noktaya geldiğini görüyoruz. Örneğin 2004 yılında Avrupa ile aramızda büyük bir uçurum varken, şu an rekabet edebilecek konumdayız. Avrupa’daki veri merkezlerinden altyapı anlamında farkımız bulunmuyor. Müşterilerimize aynı kalite standartlarını sunabiliyoruz.

“Güvenlik stratejileri açısından büyük veri ortamının sınırlarını korumak ve geleneksel yöntemlerle erişimi kontrol etmek oldukça zor.”

BULUT BİLİŞİM TASARRUF SAĞLIYOR

İşletmelerin, daha hızlı ve iyi bir hizmet alabilmeleri için bulut bilişim ve dış kaynak kullanımının en önemli adımlarından biri olarak, yeni nesil veri merkezlerinden hizmet almaları oldukça önemli bir konu. İşletmeler, güvenebilecekleri bir veri merkezi üzerinde BT altyapısını barındırmak isterken, hizmet olarak BT (ITaaS) ihtiyacını karşılayarak yüksek maliyetli yatırımlardan kaçınabiliyor. Bulut bilişim ilk yatırım maliyetinden ortalama yüzde 80’lik bir tasarruf sağlanmasına olanak tanıyor. Bununla birlikte süreklilik gerektiren bakım ve operasyonel maliyetler de ortadan kalkıyor. Ayrıca veriyi modern bir veri merkezine taşımak, çok daha verimli, yönetilebilir ve üretken bir altyapı sunuyor.

Artan veri miktarı ile birlikte verinin hareketlerini sürekli görüntüleme ve kontrol etme fırsatı sunan veri merkezleri öne çıkmaya başladı. Birçok işletmedeki dağınık yapı, tüm verilerin merkezi olarak depolanması ve her noktadan aynı şekilde erişilebilmesi ihtiyacını ortaya çıkarıyor.Tüm bunlarla birlikte güncel, güvenli ve yedeklenmiş veri sağlanması da işletmeler için son derece önem taşıyor. Verilerin barındırıldığı değerli bir depolama cihazının ortadan kaybolması ya da yedeklenmemiş bir verinin kurtarılamaması gibi sorunlar, dünya çapında milyarlarca dolarlık kayba neden oluyor. Verinin, gelişmiş fiziksel ve dijital güvenlik önlemlerinin alındığı bir ortamda tutulması geri dönüşü olmayan kayıpların önüne geçiyor.

BULUT BİLİŞİM KOBİLER İÇİN DE AVANTAJLI

Bulut bilişim, KOBİ’ler için verimlilik ve üretkenlik artışı sağlamanın yanı sıra önemli bir ilk yatırım maliyetinden de kurtulma fırsatı anlamı taşıyor. Günümüzde işletmelerin büyük ilk yatırım maliyetlerinden kaçınarak bulut bilişim ve dış kaynak kullanımına yöneldiği görülüyor. Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için önemli avantajlar sağlıyor. Yapılan araştırmalar hem dünya çapındaki, hem de Türkiye’deki işletmelerin bulut bilişimin avantajlarından yararlanmaya kararlı olduğu gösteriyor.

Bulut hizmetlerinin KOBİ’ler için sağladığı avantajları şu şekilde sıralayabiliriz;

Düşük maliyet

Yüksek performans

Esnek ve Ölçeklenebilir yapı

Sürekli görüntüleme ve yönetme imkanı

Güncel, güvenli ve yedeklenmiş veri

Radore olarak biz de 7/24 çalışan operasyon merkezi bölümümüzde deneyimli teknik ekibimizle KOBİ’lerin ihtiyaçlarını ve muhtemel çözümlerini belirleyerek, doğru BT altyapısının kurgulanması için yardımcı oluyoruz.

2017 Yılı, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ilerlediğimiz ve ürün geliştirme ekibimiz ile yoğun çalışmalarımızı devam ettirdiğimiz bir yıl oldu. Radore olarak büyümeye kurgulanmış bir yapıya sahibiz. İki yıl üst üste yüzde 40 büyüme gösterdik. Bu yıl da geçtiğimiz iki yılda olduğu gibi sektördeki tüm gelişmeleri yakından takip ederek yeni ürün ve hizmetlerimizi müşterilerimize sunmaya devam edeceğiz.

“2020 yılında oluşacak veri miktarının, 2009’un 44 katı olması bekleniyor. Dünyada oluşan verinin yüzde 90’ının son iki yılda oluştu.”