“İnsan ve makine ortaklığı iş zekasını başka bir noktaya taşıyor”

Ömer Çıtak, Teknik Satış Lideri

“Dijital dönüşüm süreçleri, kusursuz fırtına olarak adlandırabileceğimiz şekilde bütün sektörleri ve şirketleri tehdit ediyor. Bu çağa ayak uydurmayan şirketlerin varlıklarını sürdürebilmeleri çok zor görünüyor.”

BITechnology markası altında Qlik ürünlerinin Türkiye tek distribütörü olarak farklı yetkinliklere sahip kırk beşin üzerinde iş ortağımız ile yedi yüzün üzerinde müşterimiz bulunmaktadır. Kurumların en üst sevi-yesindeki yöneticilerden operasyon ekiplerine kadar organizasyon yapısı içerisinde herkesin veriye ihtiyaç duyduğu yeni dönemde, her kullanıcının görsel ve analitik uygulamalar oluşturmasına imkân sağlayan platformlar sunmaktayız.

Qlik Veri Analitiği Platformu, iş zekâsı çözümlerinin iş birimleri için olması gerektiği inancıyla karar verme süreçlerini mümkün olduğunca basitleştirme prensibine odaklanmış ve böylece geleneksel iş zekâsı platformlarının karmaşık, hantal, yönetilmesi ve kullanılması zor yaklaşımına alternatif oluşturmuştur. BI Technology, bu vizyon çerçevesinde hizmet vermek üzere gerekli süreç, yöntem ve teknoloji konusunda uzman danışman kadrosunu birlikte çalıştığı kurumlara sunmaktadır.

Qlik 1993 yılında İsveç’te kurulmuş bir firma olup 2001 yılından sonra uluslararası pazara açılmıştır. Qlik’in inovasyon tabanlı iş zekâsı platformu, sahip olduğu patentli teknolojiler sayesinde iş zekâsı sektöründe dengeleri değiştiren bir role sahip olmuştur. Sektörde işaretle ve tıkla (point&qlik) yaklaşımıyla bilgisayar kullanabilen herhangi birinin analiz yapabileceği bir ortam, çok büyük veri kümelerini saniyeler bazında işlemeye izin veren bellek-içi (In-Memory) veri tabanı, klasik raporlardan çok, tüm analizlerin yönetim kokpitleri içinde görsel ve pro-aktif yöntemlerle gerçekleştirilebilmesi ve aynı zamanda OLAP, raporlama, analiz, veri entegrasyonu, veri federasyonu, yönetim kokpitleri ve dilerseniz canlı veri tabanına bağlanarak analiz edebilme gibi konuların tümünü tek bir ürün içinde birleştirebilmiş olması, bugün tamamen yeni bir son kullanıcı deneyimiyle Qlik’in global araştırma şirketleri tarafından iş zekâsı ve analitik konusunda liderler arasında olmasının en önemli nedenlerinden olmuştur.

Referanslarımız arasında holdingler, kamu kurum ve kuruluşları, bankacılık, sigorta, telekom, perakende, hızlı tüketim malzemeleri, ilaç, kozmetik, sağlık, ulaşım, tekstil, otomotiv, turizm ve servis gibi hemen her sektör ve segmentten kuruluş bulunmaktadır. Bu kuruluşlar dikey olarak yine Qlik ürünlerini üst yönetim raporlama, satış, direkt ve dijital pazarlama, CRM, finans, süreç yönetimi, tedarik zinciri, satın alma, üretim, çağrı merkezi, risk analizi, denetim, insan kaynakları gibi birçok farklı iş süreçlerinde kullanabilmektedir.

Kurumsal kaynak planlama sistemleri, geleneksel veri ambarları, sosyal medya uygulamaları, makinelerin ve cihazların ürettiği veriler, büyük veri platformları ve dağınık mimarilerde milyarlarca satır üzerinde veri analizi yapan ya da binlerce kullanıcının olduğu kurumsal çözümlerimize ek olarak, global danışmanlık firmaları sektörün önde gelen yazılım evleri ve kurumlara katkı sağlamak isteyen yeni çözüm sağlayıcılarla birlikte geliştirdiğimiz çözümlerle de belirli bir veri kümesi üzerinde tamamen ihtiyaca uygun olacak kişiselleştirilmiş ve/veya tak-çalıştır analitik uygulamalar da bulunmaktadır.

VERİ ÇAĞINDA ALMAMIZ GEREKEN ÇOK YOL VAR

Günümüz iş hayatında yaşanan köklü değişikliklerin teknoloji boyutunu görmezden gelmemiz imkânsız. Artık şirketler, servis ve hizmetlerinde farklılaşmak için hem kurum içi hem de kurum dışı verinin analiz edilmesine çok önem veriyor. Günümüzde makinelerin, sistemlerin, otonom araçların ve sosyal medyaların oluşturduğu milyarlarca satır verilerin sadece yüzde 1’ini analiz edebiliyoruz. Kısaca, içinde bulunduğumuz dijitalleşme ve veri çağında (data age) almamız gereken çok yol olduğu görülüyor. Peki, kurumlar hayatlarında verilerini kullanarak ilk defa mı rapor geliştiriyor veya analiz yapıyorlar? Aslında bu sorunun cevabı hem evet hem de hayır. Şirketler öncelikle kurumsal kaynak planlama sistemlerini kurgulayarak süreçlerini standartlaştırıp analiz edilebilir verileri belirli bir formatta saklamaya başladı. Bu süreç sonrası kurumlar alakalı alakasız birçok veriyi saklamaya ve alışılagelmiş raporlarını sistemlerden almaya başladı. Aslında bu bahsettiğimiz süreç iş zekâsının da ilk evreleri olarak algılanabilir. Ancak iş zekâsı veya veri analizi hiçbir zaman günümüzdeki kadar stratejik bir inisiyatif olmamıştır. Bu durumun gün geçtikçe değiştiğini gözlemliyoruz. Artık kurumlar sadece statik raporlar değil, ellerindeki çok farklı kaynaklardan gelen ve görece hacmi büyük olan verilerle, verdikleri hizmetleri/servisleri farklılaştırmaya, iyileştirmeye ve stratejik olarak avantaj sağlamaya çalışıyor.

QLIK İLE STRATEJİK KARARLAR DAHA ETKİN VE HIZLI VERİLİYOR

Tam da bu noktada Qlik, kurumların analitik yetkinliklerini artırarak veriden değer çıkarmalarını ve stratejik kararlarını daha etkin ve hızlı vermelerini sağlıyor. Kurumların hem iç hem de dış veri kaynaklarını tek bir platform üzerinden Qlik’in patentli teknolojisi olan bağlantılı analiz (Association), bellek içi veri tabanı (In-Memory Database) ve inanılmaz zengin veri görselleştirme kütüphanesi sayesinde kurumların karar destek süreçlerini hızlandırıyor ve iyileştiriyor. Qlik, birçoğumuzun bildiği sorgu bazlı yaklaşımın getirdiği hantal, IT’ye çok bağımlı ve günümüz ihtiyaçlarını karşılamak konusunda çok yavaş kalan yaklaşım yerine, patentli bağlantılı analiz yetkinliği ve bellek-içi hafıza yaklaşımı sayesinde kurumların IT’ye bağımlılığı azalmış ve tam olarak kurum içlerinde verinin erişilebilirliği artmıştır. Artık IT’ler verinin sağlıklı, temiz ve düzenli olarak sisteme akışını sağlarken, iş kullanıcıları ise bu sağlanan veri kümelerinden Qlik’in üstün yetenekli veri görselleştirme kütüphanesini ve ileri analitik fonksiyonalitesini kullanarak verilerinden maksimum bilgiyi çıkarmaya başarabiliyorlar.

“Dünyanın değişen ve gelişen koşullarına uyum bütün kuruluşlar için varoluşsal bir nitelik taşımaktadır. Bu yıkıcı değişime ayak uyduramayan kuruluşlar ciddi tehdit altındadır. Verilerinize daha iyi, hızlı ve çok boyutlu bakarak karar destek süreçlerinizin çevikliğini artırmak, artık olmazsa olmaz bir koşul durumuna geldi.”

DİJİTAL DÖNÜŞÜM, TAM BİR KUSURSUZ FIRTINA

Hepimizin takip ettiği dünyanın en büyük şirketleri listesine baktığımız zaman, yeni tip iş modeli uygulayan şirketlerin hızlı bir şekilde listeye girdikleri ve ciddi şekilde bulundukları sektörü değiştirdiklerini görüyoruz. Bu firmaların ortak özellikleri ise dijital çağda kurulmuş olmaları ve veri analitiğini iş yapış şekillerinde merkeze konumlandırmaları. Aslında bahsettiğimiz dijital dönüşüm süreçleri kusursuz fırtına olarak adlandırabileceğimiz şekilde bütün sektörleri ve şirketleri tehdit ediyor. Bu çağa ayak uydurmayan şirketlerin varlıklarını sürdürebilmeleri çok zor görünüyor.

Bu değişim rüzgârından iş zekâsı sektörü de kaçınılmaz bir şekilde etkilendi. Bu etkiyi yaratan öncü firma ise yukarıda bahsettiğimiz yaklaşımı nedeniyle Qlik oldu. İş Zekâsı ve Analitik sektörü ile ilgili global firmaların yaptığı analizlerin baştan aşağı değiştiği ve bu değişimi yaratan öncü şirketin ise Qlik olduğu belirtiliyor.

Qlik’in yukarıda bahsettiğimiz teknolojik avantajlarının yanında bu şekilde rekabette ayrışmasını sağlayan en önemli diğer etmenler ise; analiz etmek istediğiniz veri kümesi ile ilgili büyük resmi görmenizi sağlaması, hızlı ve çok kolay geliştirilmesi, merkezi bir yapıda yönetilebilmesi ve analitik platform ile dilediğiniz sistem ile entegre olabilmesi şeklinde sıralayabiliriz.

Kurumların içinden geçmekte olduğu kusursuz dijitalleşme fırtınasında dümenlerde genelde genç ve teknoloji adaptasyonu yüksek yöneticilerin olduğunu gözlemliyoruz. Teknolojiyle büyüyen yetenekli, araştırmacı ve bilgiye önem veren genç nesil kurumların da kültürünün olumlu anlamda kökten değişmesine sebep oluyor. Daha özgür bir yaklaşım ile iş yapmaya çalışan bu yeni nesil, aynı zamanda kurumların daha dağıtık ortamlardaki iş yapma modelleriyle birlikte özellikle mobil çalışma yaklaşımlarına büyük eğilim göstermekte.

Son olarak hepimizin bildiği hızla büyüyen veri hacimleri, verinin çeşitliliği, büyüklüğü ve artış hızı inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Bu kadar yoğun bilgi kümeleri içinde problemlerin, neden-sonuç ilişkilerinin ortaya çıkarılması ham veri üzerinde yapılan çalışmalarla mümkün değil artık. Böyle bir senaryoda iş birimleri bir yandan büyük hacimdeki veri kümelerini işlemek bir yandan da bu verileri görselleyerek, etkileşimli biçimde ve daha analitik yaklaşımlarla inceleyerek bir takım sonuçlara ulaşmak istiyorlar. Tüm bu gelişmeler geleneksel yöntemlerin dışında yeni bir takım yaklaşımların çıkmasına ve veriyi kullanabilme yetisinin artırılması yönünde iş zekâsı platformlarının oluşmasına neden oldu.

Tüm bu gelişmeler iş zekâsı platformlarında da böyle bir dünyayı destekleyebilecek teknolojik gelişmelere doğru yönelmeye neden oldu. Bugün hangi kurum yeni bir iş zekâsı platformu seçimine gitse, ekiplerin bilgiyi kendi aralarında rahatça ve kontrollü biçimde paylaşabilecekleri, herhangi bir mobil araç üzerinden tüm platformu kullanabilecekleri, aynı zamanda büyük veri kümelerini tamamen görsel bir ortamda analiz edebilecekleri ortamların arayışına gitmektedir. Bu teknolojik altyapılardan beklentilerde de self-servis veri görselleme ve analitik uygulama geliştirme olduğu kadar çalışanlar, iş ortakları ve müşteriler için web sayfaları ve uygulamalar içine gömülebilecek analitik uygulamalar (Embedded Analytics) çok ön plana çıkmaya başladı. Buna paralel olarak dikey ya da sektörel konulara odaklanan hazır bir takım çözümler yani Guided ya da Custom Analytics uygulama geliştirme ihtiyaçları gündeme geldi.

Hali hazırda sunduğumuz çözüm yetkinliklerine ek olarak yakın gelecekte de Qlik firması güçlü yol haritası ile iş zekâsı ve analitik dünyasında öncü olmaya devam edecek.

SİRİ VE ALEXA, SİZİN VERİNİZLE DAHA ETKİLEŞİMLİ BİR HALE GELEBİLİR

Son dönemlerde hızla hayatımıza giren makine öğrenmesi ile makine zekâsı iş zekâsına dâhil olacaktır. Bu birliktelik ile artırılmış zekâ (Augmented Intelligence) yani insan ve makinenin ortak çalışması iş zekâsı dünyasını çok farklı noktalara götürecektir. Artırılmış kabiliyetlerle teknik bilgisi olsun olmasın herkes veri ile ilgili aksiyonlar alabilecektir. Günümüzde sadece kolay veri görselleme ile veriye akıl katmaya çalışan uygulamalar yerine, akıllı veri hazırlama süreci de artık herkesin yapabileceği bir kıvama gelecektir. Her gün hızla artan veri kaynaklarınızı ve hızla büyüyen verilerinizi akıllı teknolojilerle basitçe birleştirip, self-servis yöntemlerle veri hazırlığını tamamlayıp, aklınıza gelen soruları kompleks sorgular oluşturmadan özgürce sorabileceğiniz bir dünya şu anda sunulmaktadır. Hatta siz sormadan cevapları verecek sesli veya yazılı komutlarla verinizle ilgili öneriler sunacak yapıların örneklerini deneyimleme şansınız bulunuyor. Sosyal hayatınızda sıklıkla iletişim halinde olduğunuz mobil cihazlarımız, Siri, Alexa gibi sistemler sizi verinizle de etkileşimli hale getirebilirler. Tercihinize göre işyerinize yaklaşırken veya bir şubenin mağazanın yanından geçerken Siri işyeri/mağaza/şubenizde olup biteni, merak ettiğiniz göstergeleri siz sormadan size söyleyebilir.

Bahsettiğimiz tüm bu gelişim ve değişimler Türkiye pazarında da kendisini göstermektedir. Artık ku-rumlar iş zekâsı ve analitik çözümleri stratejik bir inisiyatif olarak ele almaktadır ve buna bağlı olarak süreçlerini yenilemektedirler.

Sonuç olarak, dünyanın değişen ve gelişen koşullarına adaptasyon büyük/küçük bütün kuruluşlar için varoluşsal bir nitelik taşımaktadır. Bu yıkıcı değişime ayak uyduramayan kuruluşlar ciddi tehdit altındadır. Dijital dönüşüm süreçlerinde de verilerinize daha iyi, hızlı ve çok boyutlu bakarak karar destek süreçlerinizin çevikliğini artırmak artık olmazsa olmaz bir koşul durumuna geldi.

“Şirketler servis ve hizmetlerini farklılaştırmak adına hem kurum içi hem de kurum dışı verinin analiz edilmesine çok önemsiyor. Günümüzde makinelerin, sistemlerin, otonom araçların ve sosyal medyaların oluşturduğu milyarlarca satır verilerin sadece yüzde birini analiz edebiliyoruz.”