“Bulut esneklik, çeviklik ve tasarruf sağlıyor”

Behçet Yumrukçallı, NetApp Türkiye Genel Müdürü

“Yatırım alanlarımızın odağını daha hızlı, güvenli ve esnek veri altyapıları oluşturabilmek ve geleceğin değişmez altyapısı olacağına inandığımız bulut mimari entegrasyonunu üst seviyeye çıkarmak olarak belirledik.”

Verinin daha da önem kazandığı günümüzde; yazılım, sistem ve servislerimiz ile dünyanın önde gelen kurumlarına verilerini yönetmek ve depolamak için hizmet veriyoruz. Verinin güvenli bir şekilde toplanmasını, korunmasını, saklanmasını, çok hızlı ve gerçek zamanlı analiz edilebilmesini ve son olarak da arşivlenmesini sağlayan veri altyapılarını oluşturuyoruz. Bunu da entegre bir şekilde ister kurumun uç noktalarında ister ana veri merkezlerinde, isterlerse de bulut mimariler üzerinde gerçekleştirebiliyoruz. Dolayısıyla yatırım alanlarımızın odağını daha hızlı, güvenli ve esnek veri altyapıları oluşturabilmek ve geleceğin değişmez altyapısı olacağına inandığımız bulut mimari entegrasyonunu üst seviyeye çıkarmak olarak belirledik.

Çözümlerimizden bahsetmek gerekirse, All Flash FAS (AFF) serisi ile birinci sınıf performansı ve endüstrinin en iyi veri yönetimini tek bir çözümde bir araya getiriyoruz. Veri miktarı arttıkça flaş ile optimize edilmiş, ölçeklenebilir ve tamamlanmış zengin verilere sahip platformlar, kurumsal depolama alanında hayati bir rol oynuyor. Kurumlar, flaş kullanmanın toplam sahip olma maliyeti ile ilgili sunduğu avantajdan faydalanırken aynı zamanda karma iş yükü yoğunluğunu en uygun şekilde kontrol edebilen bir altyapıya kavuşuyor.

Yaklaşık 30 milyon kişiyi dünyanın birçok bölgesine ulaştıran İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı da ortaya çıkan bu iş yükünün yarattığı devasa verinin depolanması ve iş sürecinin kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi için çok daha güçlü ve hızlı bir depolama altyapısına ihtiyaç duyarak verilerinin depolanması ve yönetimini daha da hızlandırmak amacıyla NetApp’ın flaş teknolojisini kullanıyor.

Data Fabric mimarimiz ile hızlı ve güvenilir hibrit inşa etmek isteyen şirketler için en doğru mimarileri hayata geçiriyoruz. Sahip olduğumuz bu öngörü ve bu öngörüye paralel olarak geliştirdiğimiz çözümler ile kurumların ihtiyaçları değiştiğinde, bu ihtiyaçlara uygun bulut sistemlerine kolaylıkla geçiş yapabilecekleri bir esneklik katıyoruz. Bu çözüm, verinin bir buluttan diğerine kolaylıkla taşınmasını, kesintisiz ve sorunsuz bir şekilde yönetilmesini sağlıyor.

NetApp’ın düşük maliyet sağlayan ve performans atılımlarını hızlandıran çözümü AltaVault ile şirketler, verilerini dâhili çözümlere kıyasla yüzde 90’a kadar daha az maliyetle, hem kendi ortamlarına hem de herhangi bir bulut sistemine hızla yedekleyebiliyor. Bu da verilerinin nerede olduklarına bakmaksızın müşterilere bu verileri kontrol ve entegre edebilecekleri, taşıyabilecekleri, güvenliğini sağlayabilecekleri ve sürekli yönetebilecekleri güvenini veriyor.

Tüm bunların yanı sıra IDC’nin “dünyanın bir numaralı depolama işletim sistemi” olarak tanımladığı NetApp Data ONTAP işletim sistemimiz, basitlik ve esnekliği güçlü özellikler ve verimlilik ile bir araya getirerek daha da güçlendiriyor. Şirketlere ciddi tasarruf sunan flaşın ve bulutun kapasitesini sistemlerine dâhil etmekte zorlanan müşteriler, ONTAP işletim sistemi sayesinde, yukarıda bahsedilen teknolojileri az bir BT kaynağı ile kolayca kurabiliyor.

Ayrıca hiper-bütünleşik altyapı (HCI) çözümümüz basitlik ihtiyacını karşılıyor ve depolamayı yöneten kaynak kullanımını azaltıyor. SolidFire inovasyonu üzerine inşa edilen NetApp HCI, kurumlara, orta ölçekli işletmelere ve hizmet sağlayıcılarına bütün iş yüklerini kolayca sağlamlaştırıp kaynaklarını tüketmeden ölçekleyebilecekleri bir seçenek veriyor. Ayrıca yeni nesil veri merkezi uygulamalarının ihtiyaç duyduğu performansa da erişmelerini sağlıyor. 30 dakikadan daha az bir süre içerinde kullanıma alınabilen bu çözüm ile performansla ilişkili geleneksel sorunların yüzde 90’ı ortadan kalkıyor.

Bunların yanı sıra NetApp olarak hibrit bulut veri servisleri alanında Microsoft Azure ile işbirliğini genişlettiğimizi duyurduk; aynı şekilde AWS ile de bir işbirliğimiz var. Küçük ya da büyük olması fark etmeksizin her girişimin ve şirketin bulut bilişimden faydalanabilmesi için Amazon Web Services (AWS) ve Microsoft Azure’un da tercih ettiği ‘Kullandıkça Öde Sistemi’ni destekliyoruz. Bu sistem ile kullanıcıların, ihtiyaç duydukları hizmetlere daha kolay erişmesi sağlanırken; hizmetleri ihtiyaç duyduklarından fazla veya az miktarda satın alma riski ortadan kalkacak, değişen ihtiyaçlarına göre istedikleri hizmeti ve istedikleri zaman hizmet alabilecekler.

VERİ GÜN GEÇTİKÇE BİLİNÇ KAZANIYOR

Dijitalleşme ve dönüşüm her sektörün kendisinin ve müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda evriliyor. Ancak altyapı, veri merkezleri ve depolama sistemleri konularının hemen hepsi için ortak nokta olduğunu söylemek mümkün. Bir kurumun iskeleti sayılabilecek bu üçlü, ihtiyaçların en doğru şekilde belirlenmesi ve çözümlerin bunlara göre belirlenmesi ile dijital dönüşümün hızlandırıcısı oluyorlar.

Günümüzde veri gitgide daha dinamik, dağıtık ve çeşitli hale geldi ve BT altyapılarından uygulama mimarilerine kadar birçok konuda hibrit bulut dünyasının yeni gerçekliklerine uygun bir şekilde hareket edildiğini görüyoruz.

Veri gün geçtikçe bilinç kazanıyor. Bugün verinin nasıl taşınacağına, yönetileceğine ve korunacağına karar veren süreçlere sahibiz. Veri bilinç kazanıp giderek daha fazla çeşitli hale gelirken üst veri, verinin önceden hareket ederek taşınma, kategorilere ayırma, analiz ve kendini koruma gibi görevleri gerçekleştirmesini sağlayacak. Kullanıcının ihtiyaç duyduğu bilgiler en doğru zamanda kendisine ulaştırılırken, uygulamalar ve depolama elementleri arasındaki akışın da gerçek zamanlı bir haritası çıkarılacak. Bu sayede veri kendi kendini yönetebilme kabiliyetine sahip olacak. Veri kendi başına kimlerin erişime sahip olacağını, kendisini kullanıp paylaşabileceğini belirleyecek ve böylece dış veri koruması, gizlilik, yönetişim ve özerklik gibi alanlarda yeni sonuçlar ortaya çıkacak. Bu noktada veri yöneticileri, C seviyesi yönetici olarak haklı konumlarına da yükselecek, veri analistlerinin 2020 yılına kadar kritik önemdeki meslek sahipleri olacağını belirtiliyor.

Aynı zamanda verinin muazzam bir dinamikliğe eriştiğini ve hiç olmadığı kadar büyük oranlarda üretildiğini hepimiz biliyoruz. Bu durum öyle bir noktaya geldi ki veriyi bir yerden bir yere taşımak artık gitgide zor bir hal aldı. Veriyi taşımak yerine artık veriyi işleyen uygulamaların ve kaynakların verinin olduğu yere taşınması gerekiyor; bu da bulut, merkez ve uç mimarileri gibi yeni yapıların oluşturulması gibi sonuçlar doğuruyor. Gelecek yıllarda merkezden geçen verinin miktarı uçlarda oluşan verinin miktarından daha az olacak. Tesadüfen gerçekleşmeyecek bu geçiş, doğru verinin daha sonra karar alma süreçlerinde kullanılmak için saklanması sayesinde gerçekleşecek.

Bir diğer konu olan “Büyük Veri”den “Devasa Veri”ye geçiş, Solid-State tabanlı mimarilerin ihtiyacını ortaya çıkaracak. Büyük miktarlardaki veri yığınlarının analizini gerçekleştirme ihtiyacı giderek artarken verinin de işleme kaynaklarına daha yakın hale gelmesi gerekiyor. Devamlı bellek ile veri kaybetmeden çok düşük gecikme süreleri sunan ve bu gecikme süreleri ile işletmeler için verinin belirlediği yeni fırsatlar yaratan yazılım mimarilerine geçiş sağlanacak. Flaş teknolojisi endüstrinin en çok konuşulan konularından bir tanesi. Flaş üzerinde çalışan yazılımlar gerçekte çok değişmedi, sadece daha hızlı hale geldi. BT’nin bir kurum içerisindeki rolü de bu değişimi etkiledi. Geçmişte BT’nin temel işlevi sipariş, faturalama, hesap tahsili gibi süreçlerin otomasyonu ve en iyi hale getirilmesi iken şimdi BT’nin müşteri ilişkilerini, her zaman el altında bulunan hizmetler, mobil uygulamalar ve zengin web deneyimleri ile zenginleştirdiğini görüyoruz.

“Bir kurumun iskeleti sayılabilecek altyapı, veri merkezleri ve depolama sistemlerinin en doğru şekilde belirlenmesi ve çözümlerin bunlara göre belirlenmesi ile dijital dönüşüm hızlandırıcı oluyor.”

750 BT YÖNETİCİSİ “HİBRİT BULUT” DEDİ

Türkiye ve dünyadaki dijital dönüşüm eğilimlerine baktığımızda günlük hayattan çeşitli endüstrilere, eğitimden devlet kurumlarına birçok yapı geleneksel yöntemleri geride bırakırken en güncel ve en etkin çözümleri takip ediyor. Geleceği şekillendiren kurumlar etkili bir dijital dönüşüm ve rekabette uzun süre önde kalmak için verilerinden tam anlamı ile faydalanmanın işin temeli olduğunu kabul ediyor ve verilerini daha iyi şekilde depolamayı, en verimli şekilde kullanmayı istiyorlar. Bunu yaparken de kurumsal yapılanmalarını dijitalleşme etrafında şekillendiriyorlar. Bu bağlamda bulutun giderek önem kazandığını, kurumlara esneklik, çeviklik ve tasarruf sağladığını görüyoruz. OpinionMatters tarafından 750 BT yöneticisinin katıldığı araştırmanın sonuçlarına göre de en çok kullanılan bulut sistemi hibrit bulut oldu.

Buluttaki verilerin değerini optimize eden Data Fabric vizyonumuzla birlikte kurumsal seviyede ölçeklenebilir HCI ve yeni hibrit bulut yazılımlarımız ve servislerimiz, bulutta ve kurum içi ortamlarda bulunan uygulamaların ve verilerin yönetimini basitleştiren hibrit bulut veri servisleri alanındaki liderliğimizi daha da güçlendiriyor.

YAPAY ZEKÂ VE NESNELERİN İNTERNETİNE YATIRIM YAPIYORUZ

Uygulandığı sektörlerde büyük kolaylıklar yaratan nesnelerin interneti, yapay zekâyla birlikte sağlık sektörünü de dönüştürmeye başladı. 2022’de 1,5 trilyon lira sektör hacmine ulaşması beklenen nesnelerin internetine sahip sağlık teknolojisi, tedavi gören kişilerin uygulamalar ve eşyalar aracılığıyla sağlıklarını kontrol etmelerine olanak sağlayacak. Biz de sağlık hizmeti tedarikçisi olarak, NetAppStorageGRID sağlık hizmeti çözümümüz ile hastaların verilerini korurken toplam maliyeti azaltıyoruz. Aynı zamanda StorageGRIDile farklı sağlık kuruluşları arasında sorunsuz geçiş ve verilerin erişiminde sorun yaşanması durumunda dahi yedeklenen verilere erişim sağlayarak devamlılık oluşturmak gibi özellikler de sunuyor.

Yatırım yaptığımız bir diğer alan ise otomotiv sektörü. Otomotiv endüstrisindeki 25 yılı aşan veri yönetimi çözümleri tecrübemizle, dünya genelinde neredeyse tüm büyük otomotiv markalarıyla çalışıyoruz. Otomotiv sektörü dijital ortamda dönüşüm geçirmeye başladı ve otomotiv sektörünün aktörleri de bu dönüşüme ayak uyduruyor. Sanayi 4.0 ve ağırlıklı olarak robotların çalıştığı akıllı fabrikalarda artık sürücüye kıyasla yazılımın daha çok söz sahibi olduğu otomobiller üretiliyor. Her sektörde olduğu gibi burada da ürünlerin ve yazılımların oluşturduğu büyük miktardaki verilerin kullanılabilir hale getirilmesinde NetApp olarak bir payımız olması gerektiğini düşünüyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu vizyonun bir meyvesi olan Data Fabric adlı ürünümüz, büyük verilerin depolanmasının yanı sıra onları ölçeklendirerek farklı ortamlarla da uyum sağlamasına fırsat tanıyor. Böylece geleceğin para birimi sayılabilecek kadar değerli verileri bize emanet eden firmalara güvenlerinin karşılığını veriyoruz.

VERİNİN KENDİSİ TİCARETTİR

Verinin artık yeni para birimi haline geldiği bir dönemdeyiz. Hatta veriler ile ticaret yapmanın yerini yavaş yavaş ‘verinin kendisi ticarettir’ mantığı alıyor. Bu doğrultuda yeni modellerin ortaya çıktığına da şahit olacağız. Verilere odaklanmak, sunulan servislerin her çeşit kritik sorunu çözecek şekilde bir arada çalışmasını sağlayan bir evreni de gerekli kılıyor. Bunun için de platformlara destek verilmesi ve bu destekleri sunacak servis sağlayıcısı ile geliştiricilerden oluşan bir ekosistem gerekiyor. Buna en güzel örnek olarak Amazon Web Services verilebilir. Buna benzer hizmetler 2018 yılında da zenginleşerek hem küreselde hem de yerelde geniş servis setlerini bir araya getirecek şekilde büyüyecek.

“Küçük ya da büyük olması fark etmeksizin her girişimin ve şirketin bulut bilişimden faydalanabilmesi ‘Kullandıkça Öde Sistemi’ni destekliyoruz.”