Bilişim Teknolojileri Dergisi Telekom Türkiye

Ömer Çıtak, BI Technology Teknik Satış Lideri: “Dijitalleşme fırtınasına hazır mısınız?”

“‘Kusursuz fırtına’ olarak adlandırılan dijital dönüşüm süreçleri, bütün sektörleri ve şirketleri tehdit ediyor. Bu değişim rüzgarından iş zekası sektörü de kaçınılmaz şekilde etkilendi. Bu etkiyi yaratan öncü firmalardan biri ise İş Zekası ve Analitik sektörü ile ilgili global firmaların yaptığı analizlere göre ‘Qlik’ oldu.”

BITechnology markası altında QLIK ürünlerinin Türkiye tek distribütörü olarak farklı yetkinliklere sahip 45’in üzerinde iş ortağımız ile 500’ün üzerinde müşterimiz bulunmaktadır. Kurumların en üst seviyedeki yöneticilerinden operasyon ekiplerine kadar organizasyon yapısı içerisindeki herkesin veriye ihtiyaç duyduğu yeni dönemde, her kullanıcının görsel ve analitik uygulamalar oluşturmasına imkan sağlayan platformlar sunmaktayız. Referanslarımız arasında holdingler, kamu kurum ve kuruluşları, bankacılık, sigorta, telekom, perakende, hızlı tüketim malzemeleri, ilaç, kozmetik, sağlık, ulaşım, tekstil, otomotiv, turizm ve servis gibi hemen her sektör ve segmentte kuruluş bulunmaktadır. Bu kuruluşlar dikey olarak yine Qlik ürünlerini üst yönetim raporlama, satış, direkt ve dijital pazarlama, CRM, finans, süreç yönetimi, tedarik zinciri, satın alma, üretim, çağrı merkezi, risk analizi, denetim, IK gibi çok sayıdaki farklı iş süreçlerinde kullanabilmektedir. Kurumsal kaynak planlama sistemleri, geleneksel veri ambarları, sosyal medya uygulamaları, makinelerin ve cihazların ürettiği veriler, büyük veri platformları ve dağınık mimarilerde milyarlarca satır üzerinde veri analizi yapan ya da binlerce kullanıcının bulunduğu kurumsal çözümlerimize ek olarak, global danışmanlık firmaları, sektörün önde gelen yazılım evleri ve kurumlara katkı sağlamak isteyen yeni çözüm sağlayıcılarla birlikte geliştirdiğimiz çözümlerle birlikte, belirli bir veri kümesi üzerinde tamamen ihtiyaca uygun olacak kişiselleştirilmiş ve/veya tak-çalıştır analitik uygulamalarımız da bulunmaktadır.

İş zekası, “stratejik” olmaya başladı

Günümüz iş hayatında yaşanan köklü değişikliklerin teknoloji boyutunu görmezden gelmemiz imkânsız. Artık şirketler servis ve hizmetlerinde farklılaşmak için, hem kurum içi hem kurum dışı verinin analiz edilmesine çok önem veriyor. Günümüzde makinelerin, sistemlerin, otonom araçların, sosyal medyanın oluşturduğu milyarlarca satır verilerin sadece %1’ini analiz edebiliyoruz. Kısaca, içinde bulunduğumuz dijitalleşme ve veri çağında (data age) almamız gereken çok yol olduğu görülüyor. Peki kurumlar, verilerini kullanarak, ilk defa mı rapor geliştiriyor veya analiz yapıyorlar? Aslında bu sorunun cevabı, hem evet hem de hayırdır. Şirketler öncelikle kurumsal kaynak planlama sistemlerini kurgulayarak süreçlerini standartlaştırıp analiz edilebilir verilerini belirli bir formatta saklamaya başladı. Bu süreç sonrası kurumlar alakalı veya alakasız bir çok veriyi saklamaya ve alışılagelmiş raporlarını sistemlerden almaya başladı. Aslında bu bahsettiğimiz süreç iş zekasının da ilk evreleri olarak algılanabilir. Ancak iş zekası veya veri analizi hiç bir zaman günümüzdeki kadar stratejik bir inisiyatif olmamıştır. Bu durumun gün geçtikçe değiştiğini gözlemliyoruz. Artık kurumlar sadece statik raporlar değil, ellerindeki çok farklı kaynaklardan gelen ve görece hacmi büyük olan verilerle, verdikleri hizmetleri/servisleri farklılaştırmaya, iyileştirmeye ve stratejik olarak avantaj sağlamaya çalışıyor.

Tam da bu noktada Qlik, kurumların analitik yetkinliklerini arttırarak veriden değer çıkarmalarını ve stratejik kararlarını daha etkin ve hızlı vermelerini sağlıyor. Kurumların hem iç hem de dış veri kaynaklarını tek bir platform üzerinden kullanan Qlik’in patentli teknolojisi bağlantılı analiz (Association), bellek içi veri tabanı (In-Memory Database) ve inanılmaz zengin veri görselleştirme kütüphanesi sayesinde Qlik, kurumların karar destek süreçlerini hızlandırıyor ve iyileştiriyor.

Bilinen sorgu bazlı yaklaşımın getirdiği hantal, IT’ye çok bağımlı ve günümüz ihtiyaçlarını karşılamak konusunda çok yavaş kalan yaklaşım yerine, Qlik’in, patentli bağlantılı analiz yetkinliği ve bellek-içi hafıza yaklaşımı sayesinde kurumların IT’ye bağımlılığı azalmış ve kurum içlerinde tam olarak verinin erişilebilirliği artmıştır. Artık IT’ler verinin sağlıklı, temiz ve düzenli olarak sisteme akışını sağlarken, iş kullanıcıları ise bu sağlanan veri kümelerinden Qlik’in üstün yetenekli veri görselleştirme kütüphanesini ve ileri analitik fonksiyonlarını kullanarak, verilerinden maksimum bilgiyi çıkarmayı başarabiliyorlar.

Dünyanın en büyük şirketleri listesine baktığımız zaman, yeni tip iş modeli uygulayan şirketlerin hızlı bir şekilde listeye girdikleri ve ciddi şekilde bulundukları sektörü değiştirdiklerini görüyoruz. Bu firmaların ortak özellikleri ise dijital çağda kurulmuş olmaları ve veri analitiğini iş yapış şekillerinde merkeze konumlandırmalarıdır. Aslında bahsettiğimiz dijital dönüşüm süreçleri “kusursuz fırtına” olarak adlandırabileceğimiz şekilde bütün sektörleri ve şirketleri tehdit ediyor. Bu çağa ayak uyduramayan şirketlerin varlıklarını sürdürebilmeleri çok zor görünüyor. Bu değişim rüzgarından iş zekası sektörü de kaçınılmaz bir şekilde etkilendi. İş Zekası ve Analitik sektörü ile ilgili global firmaların yaptığı analizlerin baştan aşağı değiştiği ve bu değişimi yaratan öncü şirketin ise “Qlik” olduğu belirtiliyor.

Qlik, genç nesle uygun, hızlı ve avantajlı

Qlik’in yukarıda bahsettiğimiz teknolojik avantajlarının yanı sıra rekabette ayrışmasını sağlayan en önemli diğer etmenleri ise analiz etmek istediğiniz veri kümesi ile ilgili büyük resmi görmenizi sağlaması, hızlı ve çok kolay geliştirilmesi, merkezi bir yapıda yönetilebilmesi ve analitik platform ile dilediğiniz sistem ile entegre olabilmesi, şeklinde sıralayabiliriz. Kurumların içinden geçmekte olduğu kusursuz dijitalleşme fırtınasında dümende genelde genç ve teknoloji adaptasyonu yüksek yöneticilerin olduğunu gözlemliyoruz. Teknolojiyle büyüyen, yetenekli, araştırmacı ve bilgiye önem veren genç nesil, kurum kültürünün de olumlu anlamda kökten değişmesine sebep oluyor. Daha özgür bir yaklaşımla iş yapmaya çalışan bu yeni nesil, aynı zamanda kurumların daha dağınık ortamlardaki iş yapma modelleriyle birlikte özellikle mobil çalışma yaklaşımlarına büyük eğilim göstermekte.

Bilindiği gibi hızla büyüyen veri hacimleri, verinin çeşitliliği, büyüklüğü ve artış hızı inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Bu kadar yoğun bilgi kümeleri içinde problemlerin, neden-sonuç ilişkilerinin ortaya çıkarılması ham veri üzerinde yapılan çalışmalarla mümkün değil artık. Böyle bir senaryoda iş birimleri, bir yandan büyük hacimdeki veri kümelerini işlemek bir yandan da bu verileri görselleştirerek, etkileşimli biçimde ve daha analitik yaklaşımlarla bir takım sonuçlara ulaşmak istiyor. Bu durum, geleneksel yöntemlerin dışında yeni yaklaşımların çıkmasına ve veriyi kullanabilme yetisinin arttırılması yönünde iş zekası platformlarının oluşmasına neden oldu.

Görsel ortamda analiz

Tüm bu gelişmeler, iş zekası platformlarında da böyle bir dünyayı destekleyebilecek teknolojik gelişmelere doğru yönelim oluşturuyor. Bugün hangi kurum yeni bir iş zekası platformu seçimine gitse, ekiplerin bilgiyi kendi aralarında rahatça ve kontrollü biçimde paylaşabilecekleri, herhangi bir mobil araç üzerinden tüm platformu kullanabilecekleri, aynı zamanda büyük veri kümelerini tamamen görsel bir ortamda analiz edebilecekleri ortam arayışı da gündeme gelmektedir. Bu teknolojik altyapılardan beklenti olarak, self-servis veri görselleştirme ve analitik uygulama geliştirme, çalışanlar, iş ortakları ve müşteriler için web sayfaları ile uygulamalar içine gömülebilecek analitik uygulamalar (Embedded Analytics), ön plana çıkmaya başladı. Buna paralel olarak, dikey ya da sektörel konulara odaklanan hazır bir takım çözümler yani Guided ya da Custom Analytics uygulama geliştirme ihtiyaçları gündeme geldi.

Sonuç olarak, dünyanın değişen ve gelişen koşullarına adaptasyon büyük/küçük bütün kuruluşlar için artık varoluşsal bir nitelik taşımakta. Uluslararası bağımsız araştırma kuruluşlarının öngördüğü gibi bu yıkıcı değişime ayak uyduramayan kuruluşların varoluşları ciddi tehdit altında. Bu tip araştırmaların da açıkça gösterdiği gibi değişen ve gelişen koşullara karşı, verilerinize daha iyi, hızlı ve çok boyutlu bakarak karar destek süreçlerinizin çevikliğini arttırmak, olmazsa olmaz bir seçim haline geldi. Bu değişim yolcuğunda Qlik ile çevik, hızlı ve çok boyutlu derinlemesine analizlerinizi dilediğiniz ortamdan yapabilir ve değişen koşullara adaptasyonunuzu hızlandırabilirsiniz.

“Qlik’in, patentli bağlantılı analiz yetkinliği ve bellek-içi hafıza yaklaşımı sayesinde kurumların IT’ye bağımlılığı azalmış ve kurum içlerinde tam olarak verinin erişilebilirliği artmıştır.”