Kimseye kızamazsınız

Ekim Nazım Kaya
ekim.kaya@tele.com.tr
twitter : @ekimnazimkaya

Kendi işini yapmak, önce sorumluluk gerektirir. Yalnızca kendi sorumluluğunuzu değil, takım arkadaşlarınızın sorumluluğunu da taşıyacaksınız. Bu yüzden, yalnızca hak ettiğinizi, hak ettiğiniz kadar almaya, başkasından bunun ötesinde hiçbir beklentide bulunmamaya alışmanız gerekir.

Ortada somut bir ürün, servis yokken, para kazanan bir işletme yokken size yatırım yapmıyor diye kimseye kızamazsınız. Para istediğiniz insanlar, istediğiniz parayı, işe yarayan ürünler-servisler geliştirerek kazandılar. En ufak bir risk nedeniyle bile sizle paylaşmıyorlar diye onlara kızamazsınız. ‘Kendileri kaybettiler, ileride pişman olacaklar’ diyemezsiniz. Pişman olacakları başarılara imza atarsanız ne ala, ama o riski ortadan kaldırmak sizin göreviniz. Başaramıyorsanız, yola yatırımsız devam edeceksiniz.

Bir yarışmada oyların çoğunu alamadınız diye kimseye kızamazsınız. Kazananlar için ‘Zaten bu jüri üyeleri onu el üstünde tutuyordu’ diyemezsiniz. El üstünde tutulan kişi olmak sizin göreviniz. Güçler dengesi ilkesini yok saymak, akıntıya kürek çekmektir. Oyunun kurallarını öğrenerek ona göre oynamalı, başaramıyorsanız kuralları değiştirmelisiniz. Kızmak, kuzunun kendisini yediği için kurda kızması kadar anlamlıdır. Yenmemeyi, kaçamıyorsanız saklanmayı öğreneceksiniz.

Attığınız maile cevap vermiyor diye kimseye kızamazsınız. Özellikle mail attığınız kişinin her gün sizin gibi onlarca kişiden mail aldığını tahmin edemeyen biriyseniz, o kişi için yalnızca ona her gün mail atan onlarca kişiden birisinizdir. Daha yolun başındayken bir maili ikinci, üçüncü kez atacak kadar azimli değilseniz, o yolda ilerlemeyi nasıl beklersiniz? İlk mailinde dikkate alınan biri olmak, çalışma ister. Mark Zuckerberg’den, Bill Gates’den gelecek kişisel bir maili cevapsız bırakmazdınız, değil mi? Neden? Çünkü bir cevabı hak edecek başarılara imza attılar. Mailine cevap almak doğuştan değil, çalışarak kazanılan bir haktır.

Geri adım atar ve vazgeçerseniz kimseyi suçlayamazsınız. Kazanan işletmeleri kuranların bazıları bunu üçüncü, bazıları ise yirmincide başarmıştır. Angry Birds’ü üreten şirket bundan önce 52 oyun üretti. Yazıyla elli iki! 51.’de vazgeçselerdi, ne milyoner olacaklardı, ne de adlarını bilecektik. Vazgeçmediler, başardılar.

Bir etki alanı yaratmadıkça, insanların sizi takip etmemesine kızamazsınız. Yaptıklarınız dikkate alınmıyorsa yalnızca sizin yüzünüzdendir. Yeterince iyi bir şey yaparsanız, haberi her yere yayılır, bu etki her istediğiniz kapıyı açar. Olmuyorsa, henüz yapamamışsınızdır. Yaptığınızda zaten fark edersiniz. Denemeye devam etmek, hatalardan ders alıp adapte olmak, gerekiyorsa farklı adımlar atmak sizin göreviniz. Kimse elinizden tutmuyor diye şansınıza küsemezsiniz.

Şansın etkisini gözardı etmiyorum. Ama kaybedenlerin çoğu kendi şansını kendilerinin yarattığını görmeyenler, fırsatları kaçıranlardır. Yazı turada üst üste üç kez kazanma ihtimali sekizde birdir. Yazı turayı kazanmak iki kereden sonra artık şans işi değil, stratejidir. Sekizde bir olmayı beklemek, bazen ömür boyu beklemek demektir. Küçük fırsatları görüp gerçeğe çevirmek, sizin göreviniz.

Kolay olacağını da söylemiyorum. Zaten zor olduğu için herkes yapamıyor, ve zaten herkes yapamadığı için, yapabilmek değerli. Kazanan kişi olmamak kabul edilebilir, ama kazanan kişi olmadığı için başkalarına kızmak kabul edilemez.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları