Bilişim Teknolojileri Dergisi Telekom Türkiye

“Önümüzdeki on yıl içinde Doğu Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli veri merkezlerinden biri olmayı hedefliyoruz”

Zeki Kubilay Akyol, Radore Yönetim Kurulu Başkanı

“Veri merkezi desteği almayan işletmeler, yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabiliyor. İşletmelerin enerji, iklimlendirme gibi altyapıyla ilgili ihtiyaçlarının giderek arttığı ve maliyetlerin yükseldiği bir ortamda bunları en aza indirmek, insan gücünden, zamandan ve maliyetten tasarruf etmek için veri merkezlerinin sunduğu hizmetler kaçınılmaz hale geliyor”

Radore, MetroCity’de bulunan ve 1.040 metrekare beyaz alan olmak üzere toplamda 2.760 metrekare büyüklüğündeki üçüncü nesil veri merkeziyle 3.000’i aşkın müşterisinehem TIER II, hem de TIER III standartlarında hizmet sunabilen veri merkezidir.

Bizi farklı kılan önemli özelliklerin başında ise şunlar geliyor;

Hem dijital, hem de fiziksel olmak üzere güvenliği en üstte tutmamız,

Şehrin merkezinde yer alan alanında tecrübeli profesyonel Operasyon Merkezi ekibimizle 7 gün 24 saat dinamik bir hizmet sunmamız,

Bulunduğumuz konum gereği fiber ve metro ethernet ağ altyapısına doğrudan erişim sağlayan bir yapı üzerinde olmamız,

Tam yedekli altyapı ile müşterilerimize yüzde 99,99 uptime garantisi sunabilmemiz.

Son yıllarda birçok trend veri merkezlerinin gelişimini etkiliyor;

IoT kavramı ile artan bağlı cihaz sayısına uyumlu altyapı ihtiyacı artıyor. Veri merkezi, satış noktası ve envanter yönetimi gibi uygulama ve hizmetlerin dağıtımının merkezinde kalsa da internete bağlı sensörler ve cihazların kullanımının arttığı ve uzaktaki kullanıcıların bilgilere daha hızlı bir şekilde erişmesi gerektiği için ağ hücrelerinin ve mikro veri merkezlerinin sayısıyla beraber önemi artıyor.

Veri merkezi iklimlendirme sistemleri değişiyor. Veri merkezi iklimlendirme, son beş yılda diğer veri merkezi sistemlerinden daha fazla değişim gösterdi. Güç maliyetlerini azaltmak amacıyla, “maksimum iklimlendirme” sunmaya odaklanan geleneksel yaklaşımlar, ısıyı olabildiğince verimli bir şekilde gidermeye odaklanan daha modern yaklaşımlarla değiştirildi.

Birden fazla bulut kullanımı yeni bir norm olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle büyük ölçekli şirketlerin genel ya da özel buluta yatırımlarını sürdürdüğünü görüyoruz. 2017 yılında birden fazla bulut hizmet sağlayıcı tercih eden şirketin sayısı artacak. Zira değişen ihtiyaçlara göre kullanılacak veri merkezi ve hizmet alma gereksinimi artıyor. Radore, işletmelerin ister kendi bünyelerinde kurdukları bulutta isterlerse başka bir bulut servis sağlayıcıdan aldıkları hizmette çözüm sağlamaya devam ediyor. Bu sayede uygun verinin doğru yerde tutulması için tercih yaparak dağıtık bir yapı tercih eden işletmelerin hibrit bulut ihtiyacı Radore ile karşılanıyor.

Makine öğrenimi, işlem ihtiyacını artıracak. 2017’de makine öğrenimi (machinelearning) yaygınlaştıkça, daha fazla işletmenin akıllı sistemleri kullanma gereksinimi artacak. Bu da performans odaklı ve hızlı erişim sunan veri merkezlerini bir adım öne çıkaracak.

Dijital dönüşümün merkezinde veri merkezleri yer alacak.  Dijital dönüşümün en önemli parçaları arasında ise veri merkezi yer alıyor. Birçok şirket, büyük veri tanımına uygun verilerini buluta taşıyarak en etkili performansı almayı hedefliyor. Yöneticiler, işlerinin sürekliliği için limitsiz işlem ve depolama gücüne sahip olarak, herhangi bir ilk yatırım maliyetine girmek istemiyorlar. Bu da dijital dönüşüm sırasında geleneksel sistemlerden buluta geçişi artırıyor.

Veri merkezi desteği almayan işletmeler, yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabiliyor. İşletmelerin enerji, iklimlendirme gibi altyapıyla ilgili ihtiyaçlarının giderek arttığı ve maliyetlerin yükseldiği bir ortamda bunları en aza indirmek, insan gücünden, zamandan ve maliyetten tasarruf etmek için veri merkezlerinin sunduğu hizmetler kaçınılmaz hale geliyor. Ayrıca verilerinizin çok daha güvenli bir sistemde depolanması, doğal afetlere karşı koruma, yedekleme gibi kritik süreçler de veri merkezi ile çalışmadan çözülmesi zor problemler olarak işletmelerin karşısında duruyor.

Bilişim alanında küresel araştırmalar gerçekleştiren IDC (International Data Corporation) tarafından yayınlanan 2016 Siber Saldırılar raporuna göre, giderek artan siber saldırıların global olarak yol açtığı zararların 2021 yılından itibaren yıllık 6 trilyon dolara çıkması bekleniyor. Ayrıca verilerin giderek çoğalması ile daha kapsamlı hizmetlerin gereği de artıyor. 2020 yılında oluşacak veri miktarının, 2009’un 44 katı olması bekleniyor. Dünyada oluşan verinin yüzde 90’ının son iki yılda oluştuğunu da düşünürsek, CIO’ların bu endişesinde ve yatırım kararlarında çok haklı olduklarını görebiliriz.

Radore gibi tam yedekli bir internet ve enerji altyapısı ve son teknoloji güvenlik sistemleriyle kesintisiz erişim sunan veri merkezleri bu anlamda şirketlerin üzerindeki yükü azaltıyor. Bu konuda veri merkezlerine düşen görev ise veriye ulaşımı hızlandırmak, güvenliği sağlamak ve hızla çoğalan veriyi  depolamak ve yedekleyebilmek için kapasitelerini artırmak olmalı.

Öncelikle işletmeler, herhangi bir ilk satın alma maliyeti ile karşılaşmadıkları için önemli bir maliyet avantajı sağlıyor. Yine maliyetten devam edecek olursak, bakım, operasyon ve yenileme maliyetleri de işletmelere fazladan yük yaratıyor.

İşletmeler, veri merkezi gibi BT yatırımları yerine kendi alanlarına odaklanabilecek zaman ve iş gücünü elde etmiş oluyorlar. Bu da inovasyonun ve BT ekibinin daha verimli çalışmasını sağlıyor.

İyi bir veri merkezi tercih etmek, her zaman en yüksek kalitede performans almanın da avantajını sunuyor. Bununla birlikte Radore gibi 7/24 hizmet veren ve ulaşılabilir olan veri merkezleri de müşteri memnuniyetini, şirket için BT ekiplerine ya da hiç bilmedikleri bir bulut sağlayıcıya göre çok daha fazla artırıyor.

Şu an halihazırda 3.000’i aşkın kişi ve  e-ticaret, otomotiv, online oyun, medya, bilgi teknolojileri, sağlık ve yazılım sektörlerinden şirketlere veri merkezi hizmetleri sunuyoruz. Yedekli güç ve yedekli internet erişimimiz ile kesinti olma riski yok denecek kadar az. yüzde 99,99 uptime garantisi sunuyoruz.

Bununla birlikte en önemli özelliklerimizden biri Levent’te MetroCity’de yer alarak, “İstanbul’un merkezindeki veri merkezi” olmamız. Yüksek güvenlikli ve ulaşımı kolay olan MetroCity’de bulunmamız bir rastlantı değil, stratejik bir tercih. MetroCity, fiber ve metroethernet ağ altyapısına doğrudan erişim sağlanan M2 İstanbul metro hattının tam üzerinde yer alıyor. Fiber ve metroethernet ağ altyapısına yakınlık sayesinde hızlı internet erişimi, güvenlik, kesintisiz enerji ve doğal afetlere karşı dayanıklılık bu konumun tercih edilmesinin nedenlerinden sadece birkaçı…

Güç, ikisi ana, birisi yedek olmak üzere üç farklı dağıtım trafosu ile veri merkezimize aktarılıyor. Bize ait trafolar orta gerilimli ring şebekesine bağlı olduğundan güç iki noktadan besleme ile yedeklenebiliyor.

Dünya devleriyle yarışan bir yapının içerisinde güvenilir, hızlı çözüm temelli ve lokal-bağımsız olmamız bizi öne taşıyan unsurların başında geliyor.

Teknolojik anlamda bakıldığında başta KOBİ’ler olmak üzere Türkiye’deki pek çok işletmenin gündemine giren en önemli konulardan biri dijital dönüşüm. Dolayısıyla dijital dönüşüm ile ilgili veri merkezlerinin üzerine düşen çok önemli görevler var. Dijital tarafta bir dönüşüm yaşanabilmesi için dönüşümün altyapıdan başlaması gerekiyor. Veri merkezleri de bu altyapı tarafındaki en önemli servis sağlayıcıları niteliğinde.

Burada sadece fiziksel altyapıdan bahsetmiyoruz. Artık bulut platformları da bu konuda büyük önem taşıyor. Bulut teknoloji yatırımlarının 2017 ile birlikte ciddi oranda artacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla öncelikli konumuz Türkiye’deki dijital dönüşüm konusunda yol almak isteyen şirketlerin süreçlerine destek olmak ve onların ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte katma değerli servisler sunabilmek.

Buna ek olarak Türkiye’nin yanı sıra dünyada da önemli veri merkezleri arasında yer almaya odaklanacağız. Önümüzdeki 10 yıl içinde Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun en önemli veri merkezlerinden biri olmayı hedefliyoruz.

“Teknolojik anlamda bakıldığında başta KOBİ’ler olmak üzere Türkiye’deki pek çok işletmenin gündemine giren en önemli konulardan biri dijital dönüşüm. Dolayısıyla dijital dönüşüm ile ilgili veri merkezlerinin üzerine düşen çok önemli görevler var. Dijital tarafta bir dönüşüm yaşanabilmesi için dönüşümün altyapıdan başlaması gerekiyor. Veri merkezleri de bu altyapı tarafındaki en önemli servis sağlayıcıları niteliğinde”